Böyle bir şey var. Kızlar içinde bulundukları zor durumları aşmak için ''küçük kız'' rolüne bürünüyorlar. Şirinlik olsun diye çocuk sesiyle konuşmak değil sözünü ettiğim. ''Bu küçük kız çocuğu hiç...'' ya da ''Küçük bir kızın dünyasındaki tüm...'' kalıplarıyla başlayan cümlelerden bahsediyorum. Bugün fark ettmiş bulunuyorum ki duymaktan bıktıklarım arasında ilk sıralarda kendine yer edinmiş bu cümleler. Bu çok açık ki bir çeşit duygu sömürüsüdür, demagojidir, istismarın ağababasıdır. Ve ben o kadar aptalımdır ki bunu her duyduğumda içimden bir şeyler kopar, üzülürüm, kendimi suçlu hissederim. Ulan Ata, ne biçim adamsın sen, bak gördün mü incittin küçücük kızı, tu sana yazıklar olsun! Bunu hissettirmektir yani kullanım amacı. Ve ben bile bile yine de hissederim. Dünyanın en haklı insanı olsam, o an yine kendime haksız muamelesi çekerim.Çok şükür kullanım alanı sınırlıdır. Favori durum ayrılıklardır. İyi de neden ''kız çocuğu''? Masumiyetten mi? Ben senin azılı bir katil olduğunu hiç düşünmedim ki. Şirinlikten mi? E hadi buna ihtiyacın yok diyelim. İlgi mi istiyorsun? Küçücük kız çocuklarının gördüğü ilgiyi kıskanmak hiç yakışıyor mu sana? Yapmayın şunu beya.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder