23 Mayıs 2008 Cuma

Hadi Oradan Türkiye'nin Popülistleri!

HAYDİ TÜRKİYENİN ASLANLARI...*

Çıkacağınız bu şerefli yolda, yetmiş milyon tek yüreğiz...
İnancın; zafere ve ülkemin güzel insanlarına sevgi çığlıkları attırması için bir kere daha...
Siz asilliğinizi, atalarımızın asil kanından almış Türk Gençleri'siniz;
her maçta, her sahada yenmeye çıkan sizsiniz..
Rakip kim olursa olsun, Ülkemi coşturan yine sizsiniz...

Şehit kokar ülkemin taşı toprağı
Al kanla boyadık biz bu bayrağı
Yetmiş milyon tek yürekte birleşmiş
Gönlümüzde kuruldu onbir aslan otağı

Kırmızı beyazdır rengimiz Türk oğlu Türk'üz hepimiz
Sevgi dostluk var olsun Türkiyem şad olsun
Bu maçta da, her maç gibi kazanmaya and olsun
"Ne mutlu Türk'üm diyene"

Bülent Uygun

*İmla hatalarının tamamı "şairin" kendisine aittir.

Ne demeli? Ataların asil kanı, şehit kokan ülke toprakları, yine kan, kanla boyanmış bayrak, otağ, Türk oğlu Türk... Sorsan spor sevgi, dostluk ve kardeşliktir. Mükemmel yazmışsın Bülent Uygun, aferin sana. Edebi değeriyle, okuyanlara yaşattığı yoğun duygu fırtınasıyla şiirde çığır açmışsın, aferin!

Ben de kalkmış bir aşağıda neler yazıyorum. Halt etmişim. Milli Takım kazansa ama faşistler öyle bir kaybetse ki sokağa çıkmasa... Olmuyor mu?

Ek: Ben de yazmıştım Milli Takım'a destek şiiri, buraya da koyayım:

Ey Türk oğlu Türk, sensin allame-i cihan
Bir Türk dünyaya bedel derler, buna inan
İçinde bulunduğumuz, birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz bu kritik günlerde
Bochum'a gitti Bursasporlu Sinan

Madem Türksün, göster ürksün
Sen bu dünyada hep en büyüksün
Alman da kimmiş, ey pis adam
Seni ezim ezim ezeceğiz yarın akşam

Ey asil kanlı Emre, kol da yetmez bacak salla
Sivasspor'daydı en son Muhammed Kalla
Avrupalı kızlar Türk erkeklerine hasta
Elenmeselerdi finalde İtalya'yı yapacaktık pasta.

Türk'ün Türk'ten başka dostu yok
Milli Takım çok başarılı, çok
Avrupa titreyecek ayak seslerimizle
Euro 2008'in şampiyonu Türkiye

2 yorum:

bilog dedi ki...

ben bu şiirde faşistlik göremedim? tamam milliyetçi ama bu kadar milliyetçiliğe faşistlik denemez. bunu sıfır milliyetçilik duygusuna sahip biri olarak söylüyorum:)

scapula dedi ki...

Bülent Uygun'u sadece bu şiiriyle tanımadığımız için yaptım faşist yakıştırmasını. Hemen her konuşmasında da veriyor bunun izlerini.

Diğer yandan, bu şiir de milliyetçilikten daha fazlasını barındırıyor içinde bana göre, en azından gerekli mesajı veriyor. "Türk oğlu Türk", "otağ" kelimeleri kilit noktalar. "Asil kan" keza gereksiz bir tabir aynı şekilde. Kaldı ki bir futbol maçı için bunları yazabilen bir insanın toplumsal olaylara bakış açısı ve daha ciddi meseleler karşısında takınacağı tavır düşündürücü. Şehit, kan, bayrak edebiyatı yaparak millete gazı veriyorlar, sonra neden maçtan sonra masum insanlarımız ölüyor diye düşünüyoruz, galibiyetlere sevinemiyoruz. Kazanılan her maçta vatanın kurtulduğunu düşünen insanlar var. Cahil de toplumuz, ateş açarak kutluyoruz bunu! E bu da bilinmeyen bir şey değil, yıllardır ortada duran bir Türkiye gerçeği. Bu durumda kitleleri etkileyebilecek konumdaki kişilerin sözlerine, hâl ve tavırlarına biraz dikkat etmeleri gerekmez mi? Futbol maçı bu neticede, cenk etmeye gitmiyoruz ki.

Bir de Bülent Uygun'un ne kadar milliyetçi olduğu açısından, kendi elinden özgeçmişini koyuyorum aşağıya; milliyetçi adamın konuştuğu Türkçe işte bu:

Öz Geçmişim

01.08.1971 yılında Sakarya'da doğan Bülent Uygun babası Fikret Bey Güreş Antranör olarak yaşantısını sürdürmekte, annesi Elmas Hanım'da Ev Hanımıdır. 14 yaşına kadar Güreş yapan bu süre zarfında birçok kez bölgesel birincilikler elde etmiştir. Futbolu şans eseri izlemeye gittiği arkadaşları sayesinde başlamıştır. Bir kişi eksik olması sebebiyle Ekrem Karaberberoğlu Hoca tarafından oynamam için davet edildi ve oynadıktan sonrada beğenilip babasıyla konuşulduktan sonra Hocası: "Güreşçi yapıp aç kalacağına Futbolcu yap yıldız olsun denilmiştir.

Ekrem Hocasının Babasına söylediğinden sonra artık Güreş idmanına gelmiyorsun, futbol idmanına gideceksin dediğinde ağlamıştı ve bunların sonucunda 17 yaşına kadar Sakarayaspor'un genç takımlarında oynayıp Genç Milli Takıma seçilip 15 kere 17 A genç oldu sonrası Sakaryaspor'da oynatılmayacağını düşünüp Ankara Şekerspor'a transfer olmuştur ve burda 1 yıl oynadıktan sonra Kocaelispor'da ilk kez Profesyonel oldu, Kocaelispor futbolunun anlamı, düşüncesi ve sevgisi oldu burada Şampiyonluklar başarılar ve eğlenceli 4 yıl geçirdi. Oynadığı futboldan dolayı 4 büyüklerin transfer listesine girdi, sonra o zamanda idolu olan Oğuz Çetin'in Fenerbahçeli olması sebebiyle ve onun çabalarıyla Fenerbahçe'ye transfer oldu.

Geldiği ilk yılında 22 golle Gol Krallığı yaşayan ve adını altın harflerle tarihe yazdırıp birçok Şampiyonluklar kazanılmasında başrol oynadı. Dönemin Başkanı Ali Şen ligde rakiplerinden 5 puan Şampiyonlar Liginde 3 maçta 7 puan almış takımın kaptanı iken Sakaryalı olması sebebiyle takımdan uzaklaştırıldı. Başkan yaptığı hatayı anlayıp defalarca özür dilemesine rağmen o ilk gittiği Kocaelispor maçında ayağını kırarak bir daha o sevdiği formaya dönme şansını bir daha bulamadı. Sonra sırasıyla Çanakkale, Trabzonspor, Göztepe, Zonguldakspor ve Sivasspor formalarını giyip Turkcell Süper Liginde 85 gol atma başarısını gösterip bir ilk olarakta orta sahada oynarken Gol Krallığı ünvanını elde etmeyi başaran tek futbolcu olmuştur her attığı golden sonrada verdiği selamla bu ülkenin güvenliğini sağlayan Asker ve Polise manevi destek olarak Asker selamı ile özdeşleşen centilmen, hayırsever ve idealist bir futbolcu olarak 2001 sezonunda Sivasspor'da 30 yaşında futbol hayatına nokta koydu.

3.5 yıldır Menejerliğini yaptığı Sivasspor takımını 38 yıl sonra Süper Lige çıkartıp başarılı olmasını sağladı. Teknik Direktörlük yaşantısını gene canından çok sevdiği Sivasspor'da en altta 12 puandayken alan Beşiktaş galibiyetiyle deplasmanda başlayan genç Teknik Direktör bundan sonraki hayatında daha başarılı olmayı amaç ve hedef olarak kendine belirledi.