Reklamcılık öğrencisiyim, bilmiyorum sebebini. Yaptık bir saçmalık, şimdi okula gittiğim yok, reklamcı olmam gibi bir ihtimal olmadığı gibi. Hadi ihtimal yok demeyeyim de, zor diyeyim. Eğlenceli bir meslek, birçok yönden bana da uygun ama uygun olmayan şeylerden dolayı istemiyorum işte. Oysa çalışma şartları benim kriterlerime uysa, camiası mide bulandırıcı insanlarla dolu olmasa benden iyi reklamcı olur, bundan eminim.
Hep böyle derdim, insanlar da benden iyi reklamcı olacağını iddia ederdi ama elimizde bir veri yoktu, yanılıyorduk belki de. Birkaç hafta önce yanılmadığımı anladım. Şöyle ki, ilk kez yaratıcılık konulu bir proje verildi. İlan yapacağız, ya Absolut'e, yahut Boyner'in Back-Up hizmetine. Boyner'in Back-Up hizmeti şöyle bir şey; üye olduğunuzda günün 24 saati aklınıza gelebilecek her türlü konuda arayıp yardım isteyebiliyorsunuz. Gecenin bir yarısı canınız pasta çekerse, arabanızın anahtarını kaybederseniz, kaza geçirip yolda kalırsanız, herhangi bir konuda bilgiye gereksinim duyarsanız; her durumda arayabiliyorsunuz işte. Ayrıntılı bilgi
şurada.
Ben Back-Up'ı seçtim Absolut yerine. Normalde projeleri yaptığım pek görülmemiştir ama bunu severek yapardım, en güzel şekilde de yapmak istiyordum. Yine de klasik öğrenci davranışı devreye girdi, son günün son saatlerine sarktı ödev yapma işi. O zamana kadar aklıma bir şeyler gelmişti ama uzun uzadıya da düşünmemiştim. Son gece düşündüm,
Genco'nun da büyük katkılarıyla büyük ölçüde içime sinen bir ödev hazırladık. Ve okula geldiğimde hayretle karşılanan ben, bir proje ödevinde bölümün en yüksek notunu aldım. Biraz daha geniş vaktimiz olsa daha iyisi olurdu diyemeyeceğim, zira her şekilde son ana kalacaktı bu proje. Yine de daha çok vakit ayırsaydım daha iyisinin de olabileceğini söylemeliyim.
Aşağıya ilanı, onun da altına bölüm başkanı olan hocamıza yazdığım notu koyuyorum:
29.04.2008
Notlar:
Öncelikle itiraf etmeliyim ki ödev aceleye geldi. İlk başta Absolut’le ilgili bir ilan hazırlamıştım, içime sinmeyince son gün bunu yapmaya karar verdim. Bu ilan ise içime sindi ama aceleyle yazdığım klasik slogandan kendim de nefret ettim. Eğer biraz daha programlı davranıp son dakikaya bırakmasaydım metin ve slogan kısmını daha güzel hale getirebilirdim. Grafik işinden ise hiç anlamıyorum, elimden bu kadar geldi.
Neticede fikri ön plana çıkarmak istedim. İlk başta ödev mantalitesiyle klasik bir ilan hazırlayacaktım. Kız arkadaşının doğumgünü pastasını düşüren bir erkek resmi bile çektik arkadaşlarla bunun için ama sonradan düşündüm ki, bu rezalet bir fikirdi! Back-up’ın ne kadar çok işe yaradığını göstermek için tersten düşüneyim dedim, yapamayacaklarından yola çıktım. Bunun için de çeşitli alternatifler ürettim, aslında bana öyle geliyor ki bu alternatiflerle başarılı bir reklam kampanyası hazırlanabilir.
“Sevgilim beni terk etti, lütfen geri getirin’’ diyen çaresiz bir adam, diğer yanda sevgilisinin başka biriyle mutlu resmi aklıma gelen fikirlerden bir tanesiydi. Böyle birkaç ilandan sonra gündem takip edilebilir. Aklıma ilk gelen, belki biraz popülist ama Euro2008 Avrupa Şampiyonası döneminde (farz edelim ilk maç Portekiz’le olsun ve kazanalım) Portekiz formalı futbolseverin “Türkiye’ye kaptırdığımız 3 puanı getirin” gibisinden bir yakarışı, yanda Türkiye’nin gol sevinci ve Back-Up’ın “Türkiye’ye destek verici bir mesajla birlikte ‘Onu yapamayız ama bir sonraki rakibiniz -farzı misal- İsviçre’nin istatistiklerini size ulaştırabiliriz’ gibisinden (tabii geniş çaplı düşününce çok daha iyisi çıkacaktır) bir cevap verilebilir. (Veya maç öncesi rakip takımdan buna benzer mesajlar ve Türkiye’nin maçı kazanacağı vurgusu yapılabilir çeşitli şekillerde.)
Bunları yapmak için, bu ilanı da buna benzetmek gerekiyordu, örneğin ihtiyar kadın resminin yanına başka bir resim ekleyebilirdim yukarıdaki formata uyacak, ama söylediğim gibi aceleye geldi benim son anda bu ilana karar vermemden dolayı. Daha açıklayacak çok şey var ama son ana kadar revize etme çabasından dolayı bu not bile aceleye geldi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder