Gündemi daha çok Bianet'ten takip ediyorum, en samimi ve hesapsız bulduğum site o çünkü. Nadire Mater'in danışmanlığında ve Ertuğrul Kürkçü'nün koordinatörlüğünde yayın yapan ve haberleri çarpıtmadan sunan bir nevi internet gazetesi Bianet.Az önce günün ilk haberlerine göz atmak için tıkladım Bianet'i. Salı günü yayımlanmış Mustafa Sönmez imzalı bir makale gördüm, başlığı şu: "Ulusalcı İzleyiciden Tepki: Kanaltürk'ü Satanı Biz de Satarız". İçeriği de başlığı yansıtıyor. Şimdi... Tuncay Özkan'a inanıp destek vermiş olan insanları görüyoruz, görmediklerimizi de sağda solda okuyoruz. Hâlâ hükûmet baskısıymış, Türkiye üzerine oynanan oyunlarmış, gizli devlet politikalarıymış vesaire vesaire... Bu adama bu geçmişine rağmen inanmış insanların fikirlerini Kanaltürk'ün satışı zaten değiştirmeyecektir, zira bu satışın da illa ki o insanın inanacağı bir kılıfı olacaktır, olmuştur da. Ha, yok mudur "Yok arkadaş, Tuncay düştü benim gözümden, benim için her şey bitmiştir bu saatten sonra" diyen? Vardır illa ki, ama şu bir gerçek ki sayıca az bu insanlar. Neredeyse bütün bu "kaçkişiler" Tuncay Özkan'ın oluşturacağı yeni hareketi beklemekte. Dolayısıyla da "Kanaltürk'ü satanı biz de satarız." şeklinde bir tepki varsa dahi, bu bütün bir gruba mal edilemez. Edilirse, bunun Tercüman'daki "Türk Halkı Haykırıyor", "Katil Ermeni", Zaman'daki "Ülkücü öğrenciler, solcuların provokasyonuna gelmeyip sağduyulu davranarak okulu terk etti, solcu öğrenciler jandarmaya taşlı sopalı saldırılarda bulundu", "Meclise yürümek isteyen sol sendikalar polisi taşladı", SoL'daki "Alınmasalar uykuda darbe yapacaklardı", Antu'daki "Galatasaraylıların hepsi vatan haini", Osman Tanburacı yazısındaki "Fenerbahçe, dandik Chelsea'ye elendi" gibi saçmalıklardan farkı kalmaz.
Biz Bianet'i -tarafsızlığı demeyeyim de- objektifliği yüzünden seviyoruz. Böyle hesaplı kitaplı, okuyucunun fikirlerine tecavüz mahiyetinde yazılar çıkacaksa okumayalım. Yakışmamış.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder